Ramazan öncesi kronik hastalıkları olan bireyler için sağlıklı beslenme önem kazanıyor. Diyetisyen Semira Avcı, kalp hastaları için yağlı ve tuzlu yiyeceklerden kaçınılmasını, lif açısından zengin gıdaların tercih edilmesini öneriyor. Diyabet hastalarının kan şekerini dengelemek için su tüketimine ve yüksek lifli besinlere dikkat etmeleri gerektiğini vurgularken ayrıca, ilaç saatlerinin düzenlenmesi gerektiği ve sahurda tok tutacak besinlerin tercih edilmesinin önemli olduğu belirtiliyor.
Ramazan ayına sayılı günler kala oruç tutmak yaşlı ve kronik hastalıkları olanlar için zaman zaman tehlikeli olabiliyor.
Ramazan ayının yaklaşmasıyla birlikte kronik hastalıkları bulunan kişiler için "Ramazan’da oruç tutabilir miyim?" sorusu gündeme gelmeye başladı.
Uzmanlar, ramazan ayında yanlış beslenme alışkanlıklarının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğine dikkat çekerek iftar ve sahur arasında nasıl beslenmeleri konusunun iyi planlanması gerektiğini vurguladı.
Konuya ilişkin Diyetisyen Semira Avcı, kronik rahatsızlığı olan kişilere dikkat çekerek iftar ve sahur arasındaki zaman diliminde uyulması gereken noktalara vurgu yaptı.
Ayrıca Avcı, Kalp hastaları için iftar sofralarında aşırı yağlı ve tuzlu yiyeceklerden kaçınılması gerektiğini ve lif açısından zengin besinlerin tok tutarak kalp sağlığını koruyacağını belirtirken diyabet hastalarının ise kan şekerini dengede tutabilmek için yüksek lifli besinleri tercih etmeleri ve iftar ile sahur arasındaki süreyi iyi planlamaları gerektiğini ve vücutta su eksikliğinin kan şekeri dengesini olumsuz etkileyebileceğini açıkladı.
“LİFLİ GIDALAR TOKLUK HİSSİNİ UZUN SÜRE SAĞLAYACAKTIR”
İlk olarak, beslenmede yapılacak ufak değişiklikler ile bu dönemde de kalp sağlığını korumanın mümkün olduğuna vurgu yapan Diyetisyen Semira Avcı, konuya ilişkin konuşmasına şu ifadelerle başladı, “Lif açısından zengin bir beslenme tercih edilmelidir. Lifli gıdalar tokluk hissini uzun süre sağlayacaktır. Yemekleri pişirme yöntemi olarak kızartma yerine haşlama, fırınlama veya ızgara yöntemleri tercih edilmelidir. İftarda, çok fazla yağlı ve tuzlu besinlerden kaçınılmalıdır. Gün içerisinde tüketilmeyen su, iftar ve sahur arasında yeterli bir şekilde alınmalıdır.
“RAMAZAN AYINDA BİREYLERİN KAN ŞEKERLERİNİ DENGEDE TUTMALARI ÖNEMLİDİR”
Suyu bir anda değil, kademeli olarak tüketmek daha sağlıklı olacaktır ve sinir sistemi bir anda zorlanmamış olacaktır. Ayrıca, kalp hastalarının bu dönemde kafein içeren içeceklerden uzak durması önerilmektedir. Bir diğer kronik hastalığımız ise diyabet hastalığıdır. Diyabet hastalarının dikkat etmesi gereken noktalar şunlardır: Bireylerin kan şekerlerini dengede tutmaları önemlidir. Özellikle iftar ve sahur arasında kan şekerini dengede tutacak şekilde sıcak ve dengeli beslenilmelidir.” dedi.
“DİYABET HASTALARINA, İFTAR VE SAHUR ARASINDAKİ ZAMANA GÖRE BESLENMELİ”
“Gün içerisinde yeterli su tüketimi yapılmalı, çünkü vücudun susuz kalması kan şekerini olumsuz etkileyebilir.” ifadelerine yer veren Avcı, konuşmasının devamında şu açıklamalara yer verdi, “Diyabet hastalarına, iftar ve sahur arasındaki zamana göre bir beslenme düzeni önerilmelidir. Kan şekerinin dengelenmesi için yüksek lifli gıdalar tercih edilmelidir. İftarda, çok yağlı ve şekerli yiyeceklerden uzak durulmalıdır.
“İFTAR VE SAHUR ARASINDA BELLİ ARALIKLARLA SU TÜKETİLMELİDİR”
Vücudun susuz kalmaması adına iftar ve sahur arasında belli aralıklarla su tüketilmelidir. İlaç kullanımı da hayati önem taşır. Hipertansiyon, diyabet gibi hastalıklarda, Ramazan ayında ilaç kullanımı konusunda doktorlarla görüşüp ilaç dozları ve sürelerinin ayarlanması gerektiği unutulmamalıdır. Sahurda lifli ve tokluk hissi veren besinler tüketilmelidir. Bu sayede gün boyunca açlık hissi azalacak ve kan şekeri dengede kalacaktır. İftarda ise hafif başlangıçlarla başlanmalıdır.” ifadelerine yer verdi.
“İFTAR VE SAHUR ARASINDA YETERLİ SIVI TÜKETMEK, SİNDİRİMİ KOLAYLAŞTIRACAKTIR”
Diyetisyen Semira Avcı, son olarak konuşmasında şu ifadelere vurgu yaptı, “Besinler şu şekilde tüketilebilir: Ezan okunduğunda bir kase çorba ve bir bardak su içilmeli, ardından 5 dakikalık bir molanın verilmesi gerekmektedir. Bu 5 dakikalık molalar, hem açlık hissini uyandıracak hem de daha sağlıklı bir şekilde yiyecek tüketilmesini sağlayacaktır. İftar ve sahur arasında yeterli sıvı tüketmek, sindirimi kolaylaştıracaktır.
“SAHURDA TERCİH EDİLEBİLECEK BESİNLER ARASINDA AZ YAĞLI, AZ TUZLU PEYNİRLER, ZEYTİNLER BULUNMALI”
Sahurda, iftardan kalan besinler de tüketilebilir, çünkü iftarda tüketilen besinler sahurda tüketilenlere oranla sindirilmesi daha zor olan besinlerdir. Ayrıca sahurlarda tercih edilebilecek besinler arasında az yağlı, az tuzlu peynirler, zeytinler bulunur. Eğer peynirler çok tuzluysa, bir süre sıcak suda bekleterek tuzu ve yağı ayrılmalıdır. Az yağlı zeytinler ve sofralarda yer alması gereken yeşillikler, haşlanmış yumurta veya sebzeli omlet gibi besinler tercih edilmelidir.” diyerek konuşmasına son noktayı koydu.
Yorumlar
Kalan Karakter: